REHBERLİK
Değerli Veliler, Çocukların eğitimine katkısı olduğunu düşündüğümüz internet gün geçtikçe çocuklarımızın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Kabul etmek gerekir ki internet artık hayatımızın bir parçası. Fakat kullanım süresi ve şekli biz ailelerin kontrolünde olmalı. Çocuklarımızın daha bilinçli ve güvenli internet kullanıcıları olmalarına yardımcı olabiliriz. 1- Her şeyden önce çocuğunuzla iyi bir iletişim içinde olunuz. Çocuğunuzun arkadaşları, zevkleri, korkuları, sevdikleri ve sevmedikleri konular hakkında bilgi sahibi olunuz. Çocuğunuza, her konuyu sizinle paylaşabileceği güvenini veriniz. Sizin yetersiz kaldığınız konularda uzmanlardan yardım alınız. 2- Çocuğunuzun Internet’e girdiği bilgisayarın çocuğun odasında olmamasına, evinizin ortak kullanım alanı içinde olmasına dikkat ediniz. 3- Çocuğunuzun Internet’te kalma süresine ve bilgisayar kullanma süresine mutlaka kısıtlama getiriniz. Çocuğunuzun yaşına uygun olacak kullanma süresini belirleyiniz. 4- Her konuda olduğu gibi, bu konuda da ebeveyn olarak çocuklarınıza iyi birer örnek olunuz. Bilinçli ve güvenli Internet kullanım kurallarını öğreniniz ve uygulayınız. 5- Çocuğunuzla bilinçli ve güvenli Internet kullanımı kuralları konusunda konuşunuz. Bu kuralların neler olduğunu anlaşılır bir şekilde açıklayınız ve kuralları kesin olarak koyunuz. Koyduğunuz kurallar ve konuşmalarınızda pozitif tutum sergileyiniz. 6- Çocuğunuzla ve okul öğretmenleriyle birlikte çocuğunuzun yaşına uygun ve güvenli olan Internet sitelerinin adreslerini belirleyiniz. Belirlediğiniz sitelerin adreslerini bilgisayarınızın "sık kullanılanlar” bölümüne kaydediniz. Böylece bu sitelere giriş işlemi daha kolay olacaktır. 7- Çocuğunuzun Internet kullanımını sık sık denetleyiniz. Hangi sitelere girdiği, hangi sohbet ortamlarında bulunduğu konusunda fikir sahibi olunuz. Mümkünse sohbet ortamlarındaki arkadaşlarını tanımaya çalışınız. 8- Çocuğunuzun Internet ortamında güvenliğini sağlamak ve zararlı içeriklerden korumak amacıyla gerekli güvenlik ve filtreleme programlarını edininiz. 9- Çocuğunuza Internet ortamında tanımadığı kişilerle sohbet etmemesini, iletişim kurmamasını öğretiniz. 10- Çocuğunuzun, ziyaret ettiği sitenin "güvenlikle ilgili sorularını” dikkatlice okumasını, sitenin istenilen bilgileri ne amaçla istediğini öğrenmesini ve sizin onayınız olmaksızın kendi ve aile resimlerinizi, adresinizi, telefon numaranızı, okul adını vermemesini ifade ediniz. 11- Çocuğunuz, Internet kullanıcı adını ve şifresini sizin dışında hiç kimseye vermemelidir. 12- Internet ortamında, sohbetlerde çocuğunuzu rahatsız eden görüntü, ses ve yazılar yer aldığı takdirde hemen bulunduğu Internet ortamından çıkmasını ve size haber vermesini isteyiniz. 13- Çocuğunuzun, bir sitede yer alan oyunlara, aktivitelere, yarışmalara katılmadan önce bunların yaşına uygun olup olmadığı konusunda mutlaka size ve öğretmenine danışması gerektiğini belirtiniz. 14- Çocuğunuza,Internet ortamında yeni tanışılan kişilerin her zaman kendileri ile ilgili doğru bilgiler vermeyebileceği, kimlikleri ve yaşlarıyla ilgili yanıltıcı bilgiler verebileceği gerçeğini anlatınız. Internet sohbet alanlarında ve haber gruplarında ilk defa karşılaşılan yeni mesaj ve kişileri mutlaka velilerine göstermelerini isteyiniz. 15- Çocuğunuza, size sormadan Internet ortamında alış veriş yapmaması gerektiğini; istenilen kredi kart numaraları bilgilerini vermemesini öğretiniz. 16- Çocuğunuzun, Internet sohbetlerinde onlardan yapmamaları gereken, ya da onları rahatsız eden bir davranışta bulunmalarını isteyenler olduğu takdirde, sohbeti bırakarak hemen size haber vermesini ve olayı anlatmasını isteyiniz. Çocuğunuzun size güvenmesini sağlayınız. Çocuğunuza kızmayınız, korkutmayınız. Çocuğunuza her konuda destek vereceğinizi hissettiriniz. 17- Çocuğunuzdan, Internet sitelerinden bilgisayara yükleyecekleri veya indirecekleri programlar ve içerikler hakkında size haber vermesini, sizin izniniz olmaksızın bu işlemleri yapmamasını isteyiniz. 18- Çocuklara, Internet ortamında başkalarını rahatsız edecek davranışlarda bulunmamalarını öğretiniz. 19- Şaka yapmak amacıyla dahi arkadaşlarıyla hatta hiç kimseyle korkutmak amacıyla tehdit edici bir üslupla iletişim kurmamalarını anlatınız. 20- Çocuğunuzun, Internet ortamında kaba dil kullanan, onları rahatsız ve tehdit eden kişileri size haber vermesini isteyiniz. Bu davranışlarda ısrarcı olanları emniyetin ilgili birimlerine ve servis sağlayıcınıza bildiriniz. 21- Internet ve bilgisayar evinizde ya da çocuğunuzun okulunda yoksa ve çocuğunuz Internet’i başka bir yerde kullanmak zorunda ise bu yerin neresi olduğu hakkında bilgi sahibi olunuz. Sizin izniniz olmaksızın bu yerlere gitmemesi gerektiği konusunda çocuklarınızı uyarınız. Çocuklarınız için uygun olmayan (sigara içilen, filtreleme kullanmayan işletmelerde) ortamlarda bulunmamaları konusunda çocuklarınıza bilgi veriniz. REHBERLİK SERVİSİ
İlköğretimde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin temel işlevi çocukları her yönden geliştirecek yaşantı ve deneyimlerle dolu bir eğitim ortamı sağlamaktır. Böyle bir hizmet , çocuğun eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yanı sıra; sosyal, duygusal, bedensel, zihinsel potansiyellerini fark edip, yüksek düzeyde gelişmesine destek olur. Bu potansiyellerini kullanırken de çocuğun çevresiyle mutlu ve uyum içinde ilişkiler kurmasına yardımcı olan profesyonel bir süreçtir. Psikolojik Danışma: Öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımaları, anlamaları ve sorumluluk duygusu geliştirmelerine yardım etmek. Konsültasyon: Öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik okul yöneticileri, öğretmenler ve okuldaki diğer personel ile işbirliği yapmak. Öğrencileri Tanıma: Öğrencilerin yetenek, ilgi, kişilik özellikleri ve nitelikleri hakkında bilgi sahibi olma, bunları güvenilir şekilde saklama ve dosyalama; gerektiğinde bu bilgileri yorumlayarak okul ve meslek tercihlerine yardım etme ve özel programlara katılmalarını sağlamak. Ailelere Yardım: Ailelerle grup ya da bireysel toplantılar düzenleyerek onlara çocuklarının gelişimsel özellikleri, problemli davranışları ve diğer ilgili konularda bilgi vermek ve işbirliği yapmak. Program Yapmak ve Koordine Etmek: Bir rehberlik programı yapmak, bu programa uygun etkinlikleri düzenlemek. Mesleki Farkındalık ve Gelişim Sağlamak: Gelişimi Sağlayıcı Ortamlar Hazırlamak:Öğrencilerin bedensel, sosyal, duyuşsal ve akademik gelişimlerini sağlayıcı ortamlar hazırlamak ve bunları engelleyici her türlü öğeyi ortadan kaldıracak çalışmalarda bulunmak. Araştırmalar Yapmak: Öğrencilerin özelliklerini ortaya çıkaracak ve onları destekleyici her türlü konuda okulda ve çevrede araştırmalar yapmak. Program Geliştirmek: Okuldaki akademik programın öğrencilerin gereksinimleri doğrultusunda yürütülmesini ilgililerce koordine etmek ve bireysel özelliklerine göre planlanmasına çalışmak. İLKÖĞRETİM DÖNEMİ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Ama bu konuda çok fazla aceleci davranmamak gereklidir. Çocuğunuz belli bir olgunlaşma sürecinden geçmeden belli becerileri kazanamaz. Daha iyiye ulaşmasını istediğimiz çocuğumuzun yaşına özgü özelliklerini bilerek hareket etmemiz amacıyla bu ilk merhabamızda genel hatlarıyla İlköğretim çağındaki çocukların gelişim özelliklerine değineceğiz. Siz anasınıfı ve birinci kademede öğrencisi bulunan velilerimizle 6-9 yaş çocuğunun gelişim özelliklerini inceleyeceğiz. 6-9 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ A-)FİZİKSEL-MOTOR GELİŞİMBu yaş çocukları fiziksel ve zihinsel çalışmalarda kolayca yorulduklarından dinlenmeye ihtiyaçları vardır. Evde dinlenmeleri için fırsatlar yaratmak uygun olur. Özellikle ödev yapma işinin kabusa dönüşmesini engellemenin birinci şartı, çocuğun �çocuk� olduğunu unutmamaktır! Onlara �küçük yetişkin� muamelesi yapmak, evde gereksiz çekişmelere yol açar. Çalışan anne babalar için çocuklarını tam gün bir okula vermek kaçınılmaz bir seçim olabilir. Sizinki de böyle bir durumsa çocuğunuzun da tıpkı sizin gibi sabahtan akşama kadar ev dışında çeşitli faaliyetlerle uğraşarak dinlenmeye ne kadar gereksinim duyduğunu tahmin edebilirsiniz. Burada çocuğunuzu sizden ayıran nokta dinlenme şekillerinizin farklı olmasıdır. Siz belki televizyon karşısında ayağınızı uzatarak oturmakla veya gazete okumakla dinlenmeyi tercih ederken, çocuğunuz hoplayıp zıplayarak, oyuncaklarını ortaya dökerek dinlenmeyi isteyebilir. Ona çizgi film izleyebileceği, oyun oynayabileceği serbest zamanlar tanımak okul uyumunu da kolaylaştırabilir. Örneğin: eve geldiğinde hiç başından kalkmadan iki saat ders çalışmasını istemek yerine, yarım saatlik periyotlarla ve mümkünse gecede en fazla 1,5 saat ders çalışma süresi planlamak yararlı olabilir. Bu yaş çocukları çok hareketlidir, enerjileri çok fazladır. Eğer bu enerji olumlu ve amaca uygun olarak kullanılamazsa, rahatsız edici düzeyde hareket halinde olma, kalem ısırma, tırnak yeme gibi yollarla dışa vurulabilir. Evde fiziksel hareketi kısıtlayıcı aktiviteler yerine, enerjilerini yapıcı şekilde dışa vurabilecekleri etkinlikler düşünmekte fayda vardır. Ev ortamının buna uygun düzenlenmesi, siz anne babaları sürekli �Dur, yapma, koşma, dikkat et!� gibi uyarılarda bulunmaktan kurtarabileceği gibi, çocuğu da �yaramaz� etiketinden koruyabilir. Bu yaş çocuklarının büyük kas gelişimi, küçük kas gelişimine oranla daha iyidir. Kalem tutmak ve buna benzer etkinlikler, küçük kas gelişimidir. Küçük kas gelişimini hızlandırmak için, örneğin evde resim yapma çalışmaları yararlı olabilir. Logo türü oyuncaklar hem dikkat üzerinde hem de kas gelişimi üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Kesip yapıştırma etkinliklerinin de küçük kas gelişimine yararlı etkisi olabilir. Evde rahat bir ortam hazırlayarak, çocuğunuzun hayal gücünün ve kas sisteminin gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. Hele bir de duvardaki bir panoda eserlerini sergileme olanağı tanırsanız, bu onun için çok zevk aldığı bir aktivite haline gelebilir. Bu yaş çocukları küçük harfleri ve nesneleri görmede zorlanabilirler. Eğer çocuğunuz özellikle okulun ilk yılında okuma güçlüğü çekiyorsa, aklınıza gelmesi gereken ilk şey bir göz muayenesi olmalıdır. Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda bulunacak bir araç olabilir. Kendisi için yeterli büyüklükte yazı yazma olanağı tanıması açısından da yararlıdır. Boyu hızla uzayan çocuklarda bu yaşlarda kambur durma eğilimi belirebilir, buna dikkat etmek gereklidir. Çocuklar kendi sağlıklarını koruma işlerinde birtakım sorumluluklar alabilirler. Bu çağda beden sağlığı ile düşünme gücü arasında sıkı bir ilişki vardır. Bunun için sağlığına ve beslenmesine dikkat edilmelidir. Bu yaşlarda çocukların fiziksel etkinlikleri çok fazladır. Hiç yerlerinde durmazlar. Ancak bu hareketlilik sırasında etraftaki tehlikelerin çok fazla farkında olmayabilirler. Kaza oranının en yüksek olduğu düzey 3. sınıf olarak belirtilmektedir. Bu yaş çocuğu kendini zararlı aktivitelerden koruyamayabilir. Bunun bir sebebi, tehlikenin farkında olmayışı diğer sebebi ise kas kontrolünün zayıf oluşudur. Ev ortamının mümkün olduğunca fiziksel olarak çocuğa zarar verebilecek eşyalardan (köşeli cam sehpalar, yüksek eşikler, kapanmayan dolap kapakları, takılabileceği büyük vazo ya da saksılar vs.) arındırılmış olması kaza riskini azaltabilir. Kemik gelişimi henüz tam anlamıyla tamamlanmadığı için sert spor etkinliklerinde kemikleri kolayca çatlayabilir. Özellikle beden eğitimi etkinliklerinde bu nokta çok önemlidir. Yüzme, bale, folklor, dans, atletizm gibi daha yumuşak ve kemik gelişimine olumlu katkıları olabilecek sportif etkinlikler seçilebilir. B-)DUYGUSAL-SOSYAL GELİŞİM Çocukların en önemli duygusal ihtiyaçları sevilmek, beğenilmek, benimsenmek ve değer verilmektir. Evde olsun, okulda olsun, çocukta ilgi merkezi olma isteği ve başarılı olma ihtiyacı kuvvetlidir.Bu çağda çocuklar grup halinde oynama gücünü kazanır. Fakat bu oyunları bütün kurallarına uyarak değil kendilerine özgü şekilde oynarlar. Bu dönemde arkadaşlıklar kısa sürelidir. Çocuk arkadaşlarıyla zaman geçirdikçe daha iyi geçinme gücünü kazanacaktır. Sırdaş olmak çok önemlidir, ancak çok iyi sır sakladıkları söylenemez. Özellikle okul uyumunda arkadaşlarının rolü büyüktür. Okulda arkadaş ilişkileri iyi gidiyorsa, okulu oldukça severler ama ilişkilerinde ters giden bir şeyler varsa okula gitmek istemeyebilirler ya da gönülsüz giderler. Arkadaşlarının düşüncelerini çok önemserler ama ilişkileri için verdikleri kararları çabuk unuturlar. Bu noktada anne baba olarak verdiği kararı hatırlatmak ya da öğütler vermek yerine, etkin dinleme yöntemini kullanarak kendi çözümlerini üretmesine fırsat tanımak yararlı olabilir. Yetişkinler kadar tutarlı ve sabit ilişkileri olmasını ummak, yaşlarına uygun düşmeyen ve gerçekçi olmayan bir beklentidir. 6-9 yaş arasındaki çocuklar anne babalarına karşı birbirine zıt toplumsal tepkiler gösterebilirler. Çocuk çoğu zaman kişiliğini gösterme ve bağımsız olabilme çabasıyla inatçılık ve itaatsizlik edebilir. Bununla beraber hala büyüklerinin her şeyi daha iyi bildikleri ve yaptıkları kanısındadır. Bu yaşlarda erkek çocukların fiziksel saldırganlığı, kız çocukların ise sözel saldırganlığı daha çok yeğlediği gözlenir. Birbirlerine karşı oldukça acımasız eleştirileri ve davranışları olabilir. Çok radikal kararlar verip, bunları uygulamaktan derhal vazgeçebilirler. İçinde bulundukları grupta prim yapan davranışları fark edip benimseyebilirler ve bunlar gerçekten çok acımasız olabilir. Yetişkinlerin ve çevresindekilerin eleştirilerine karşı çok hassastırlar. Özellikle İlkokul öğretmeni onun hayatındaki en önemli kişilerden biridir. Evde ise becerileri ve iyi yapabildikleri üzerinde daha fazla durarak, eksiklerini kapatması yönünde motive edilebilirler. Bu yaş çocuğu kolayca motive olur. Yapması istenen şeyin, sadece nasıl söylendiği önemlidir. Hemen heveslenir ama bu hevesi kısa sürer. Sık sık çabasının ve ürünlerinin ödüllendirilmesi, takdir edilmesi gerekir. Başarısızlıktan, tıpkı bizler gibi, hoşlanmazlar. Sürekli başarısızlıkları yüzlerine vurulursa, kolayca düşük benlik saygısı geliştirebilirler. 6 � 9 yaşlarındaki çocuk, karşısındaki kişilerin duygularına karşı daha hassastır. Özellikle yakın çevresini �hayal kırıklığına uğratmaktan� çok korkar. Onun davranışlarına karşı hissettiklerinizi �ben dili� ile iletmek bu noktada çok önemlidir. Aile içinde olan biteni izlemeye başlar ve gerginliklerden uç sonuçlar çıkarabilir. Örneğin anne babasının basit bir tartışmasını boşanmayla sonuçlanabilecek trajik bir olay olarak algılayabilir. Kendisine suçlanma payı çıkarıp, kaygı duyabilir. Bu yaşlarda duygusal şantaj ya da baskılar kişilik gelişimini çok olumsuz etkiler. Kişiler arası ilişkilerde güvensiz, başkalarını kırmamak için kendini ifade etmekten çekinen, fazla verici kişiliklerde, genelde bu yaşlara özgü �sevdiklerine hayal kırıklığı yaşatma korkusu�nun ebeveynlerce desteklendiğine rastlanmaktadır. Çocuğun taşımakta güçlük çekeceği düzeyde beklentilerden uzak durmak faydalı olacaktır. C-) BİLİŞSEL GELİŞİM Bu çağda çocuğun zihin gücü ve belleği bir hayli gelişir. Dikkatini daha uzun süre bir konu üzerinde tutabilir. Çocukta henüz somut düşünme tarzı hakim olduğu için, çoğunlukla görerek ve yaparak öğrenirler. Bu nedenle söylediklerinizden çok davranışlarınızın önemli olduğunu unutmayınız! Sözcükler ve dolayısıyla konuşma soyuttur. O, sizin �davranışlarınızı� öğrenir. Öğrenmek, üretmek için güdüsü çok fazladır. Öğretmene ve anne babaya düşen, bu güdüyü en iyi biçimde değerlendirmeye çalışmaktır. İlgi çekici, renkli ve kolay izlenebilen materyallerle çocukların bu ilgileri desteklenebilir. Bu çağın başında sayıları kavramaya başlar,yüze kadar sayabilir. İkişer, beşer ve onar saymayı öğrenebilir. Daha sonra basit toplama çıkarma işlemleri yapabileceği gibi yarım, üçte bir, dörtte bir kavramlarıyla işlemler yapabilir duruma gelir.İkinci sınıfa doğru zaman kavramı gelişmeye başlar. Dönemin sonunda yemek zamanını , ders yılının başını ve sonunu, haftanın günlerini ve ayları kavrar duruma gelir.Bu çağın sonunda (9 yaş) yavaş yavaş kendi kusurlarını görmeye ve kendini objektif olarak değerlendirme gücünü kazanmaya başlar.İlkokul çocukları, konuşmaya, tekrarlamaya çok meraklıdır. Yazmaya ilgi ve merakları daha azdır. Bu yaş çocuklarını sınıfta öğretmenin, evde anne babanın sık sık sıraları geldiğinde konuşmaları ve sıralarını beklemeleri konusunda uyarması gerekir. Özellikle yoğun geçen bir iş gününün ardından çocuğunuzu dinlemek çok güç olabilir ama son bir çabayla ona zaman ayırmaya çalışmanız faydalı olacaktır. Aktif olarak ona ayıracağınız sadece yarım saat bile, onun bu gereksinimini karşılamaya yetebilir. Bu yaş çocukları,aynı zamanda şikayet etmeyi de çok severler. Bu onların ahlaki gelişimde kuralları katı bir biçimde algılamalarından ve davranışın ardındaki niyeti henüz dikkate alamamaları yüzünden olabilir. Ayrıca çok sevdikleri öğretmenlerinin, anne babalarının dikkatlerini çekmek ya da kıskançlık gibi nedenlerle de bu davranışı gösteriyor olabilirler. Ama gerçekten sıkıntıları olabileceğini de göz ardı etmemek gerekir. Sonuçta sebep ne olursa olsun, sizden destek istediğinin göstergesidir bu şikayetler. Ancak bunları çok fazla ödüllendirmenin, şikayet etmeyi genel bir davranış kalıbı haline getirmesine yol açabileceği olasılığını da unutmayın!
Elkind, D. (1974), A Sympathetic Understanding of the Child Birth to Sixteen. Allyn& Bacon. Flavell, J. H. (1985). Cognitive Development. Prentice Hall. Gander, J. M. & Gardiner, H. W. (1993) Çocuk ve Ergen Gelişimi. (Çev. B. Onur) İmge Kitabevi. Kuzgun , Y. (1997) .Rehberlik ve Psikolojik Danışma. ÖSYM Yayınları. Mussen, P. H., Canger, J. J. & Kagan, J. (1974), Child Development and Personality. Harper. Özalp, A. (1995) Çocuğunuz ve Siz .İdol Yayıncılık. Yavuzer, H. (1993). Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi. |




























